May
20

Diyet Yaparken Dikkat Edeceğiniz 10 Kural

admin on May-20-2009

1: HIZLI YEMEKdiyet1

Hızlı yemek yeme yarışmaları dışında, rekor kırmak istermişçesine hızlı yemek yemenin kimseye yararı yok. Hızlı yaşam ve iş çevremiz hepimizi aceleci kişiliklere çevirmiş olsa da yemek zamanı kişiye özeldir, her öğün yavaş ve küçük lokmalar halinde tüketilmelidir.

2: ÖĞÜN ATLAMAK

Araştırmalar kahvaltı yapmayanların, yapanlara oranla daha kilolu olduklarını gösteriyor. Öğün atlayarak daha başarılı kilo verilecektir yönünde yanlış bir inanış var. Ancak gerçek şu ki günde 3 öğünden az yiyenler, gün sonunda çok daha fazla kalori alır. Güne kalorisi dengeli, lif oranı yüksek, besleyici bir öğünle başlayıp, az az ve sık sık beslenmeye devam edin.

3: SIVI NASILSA DEYİP GEÇMEK

Alkol, kremalı tatlı kahveler, meyve konsantreleri, şekerli çaylar ve meşrubatlar sinsice kilo alımını hızlandırabilecek, besin değeri düşük ve yüksek kalorili içeceklerdir.

Yapılan bir çalışma, Amerikalıların günlük kalorilerinin ortalama yüzde 21’ini meşrubatlardan aldıklarını gösteriyor. İçecekler tokluk duygusu vermediğinden daha fazla yemeye teşvik eder. Unutmayın, küçük değişiklikler büyük kalori tasarrufu yapmanıza yardımcı olabilir.

4: BÜYÜK PORSİYONLAR

Mide doygunluğundan çok, göz doygunluğuna dikkat edin. Restoranlarda, izlediğimiz reklam ve filmlerde büyük ebatlarda yenen yemekleri görmeye alışan beynimiz, evde de bu ebatları aramaya yönelebilir.

Öncelikle mide kapasitenize uygun, makul porsiyonlarda yemeği, ekstra büyük menüler seçmemeyi, restoranların küçük bir ekstra ile verecekleri promosyonlara hayır demeyi öğrenin. İhtiyacınızdan fazlasını yemeyin, yemek sonrası duyabileceğiniz rahatsızlığı anımsayın.

5: SAĞLIKSIZ EKSTRALAR

Diyet yapmanın salata ve sebze yemek ile diyet kola içmekten ibaret olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Güzelliğin zayıf olmaktan geçtiği inancının yaygın olduğu günümüzde değişen yemek kültürümüz, restoran mönülerinde salataları ana yemek olarak görmeye başlamamıza neden oldu. Ancak eklenen ekstra soslar ve malzemelerle mükellef bir ana yemeğin kalorisine ulaşabilecek salatalarınızı doğru süslemeniz gereğini unutmayın.

6: ŞUURSUZCA YEMEK

“Şuursuz yemek yeme” adeta bir hafıza kaybı yaşayıp bilinçsizce bulunan yemeklere saldırmaktır. Yemek yemek nefes almak gibi kişilerin fizyolojik ihtiyaçları için vazgeçilmez bir ihtiyaçtır ve zevk alma duyusu olarak kullanılmamalı. Her ekstra kaçamağın, karın ve bel bölgenizde çıkacak ekstra katlar olarak size döneceğini unutmayın.

7: ŞOK DİYETLERE İTİBAR ETMEK

Büyük vaatlerle hızla yayılan medyatik diyetlerin başında düşük karbonhidrat içeriği olan programlar geliyor.

Özellikle Amerikan halkının 10 milyondan fazlasının kalbini feth eden bu diyetler uzun vadede baş ağrısı, mide bulantısı, sersemlik ve kendini yorgun hissetme halleri yaratabilir. Bu tarz tek tip kalori kısıtlı diyetler uzun vadede kişilerde kalori atakları yaratarak, yoğun kalorili besinlere saldırılara neden olabilir. Bu nedenle en doğru yanıtı, kişiye özel diyetlerle alabilirsiniz.

8: NASILSA KİLO VEREMİYORUM DEMEK

Tartı ibresi düşüşü göstermeyince pek çok kişi hemen çok ciddi kalori kısıtlamaları yaparak kilo kaybı sağlamaya çalışır. Oysa ki günlük alınan kaloriyi çok fazla düşürdüğümüz zaman vücut direnç gösterebilir ve yağ kaybı yavaşlayabilir. Bu durumda enerji alımını düşürmekten çok, harcamayı artırmak daha faydalı bir etki yaratacaktır.

9: DIŞARIDA YERKEN İPİN UCUNU KAÇIRMAK

Yemek fizyolojik ihtiyacımız olduğu kadar aynı zamanda sosyal içerikli keyif alınan bir ihtiyaçtır. Özellikle kadınların çalışma hayatına daha fazla dahil olması, dışarıda yemek yeme sıklığını da artırdı. Buradaki en önemli nokta her dışarıda yemek olayını şölene çevirmemek, makul ve doğru seçimler yaparak diyet yolundaki başarı ivmesini düşürmemektir.

10: KENDİNİZİ İNANMAMAK

Merdivenin en uç noktasını görmek zorunda değilsiniz, önemli olan her adımda hedefe yaklaşıyor olduğunuzu bilmekte. Diyetinizdeki sinsi hataları bertaraf ederek hedefe ulaşmak için küçük başarılardan keyif almalı, takdir etmeli ve kendinize inanmalısınız.

NE YAPMALISINIZ?

Kendi kendinizi test edin. ‘Diyet mi yapıyorum yoksa diyette olduğumu mu sanıyorum?’ diye kendinize sorun. Uzman kontrolünde diyet yapmayan kişiler zayıflama süreçlerinde almaları gerekenden fazla kalori alıp kendilerini diyet yapıyor sanabilirler. Bunun için diyetinizin size özel olduğundan emin olun.

Diyette olduğunuzu düşünmeyin. Kalorileri ve diyet yemeklerini düşünmekten çok, beslenme biçiminizde yapmakta olduğunuz hataları ve size kilo aldıran suçluları tespit etmeye çalışın. Sürekli diyette olduğunuzu düşünmek, yemeğe karşı kuşkucu olmanıza, yeme atakları geliştirmenize ve erken havlu atmanıza neden olabilir.

Başarı hikayelerini okuyun. Kendi beslenme hatalarınızdan olduğu kadar başkalarının hatalarından ve başarılarından da dersler almaya çalışın. Diyetinizi sabote edebilecek gizli düşmanların farkına varın ve onların üzerine gidin. İşte diyetinizi sabote edebilecek 10 gizli düşman.

Nis
29

Yağlı yiyecekleri azaltmak kilo vermeyi kolaylaştırıyor mu ?

admin on Nis-29-2009

5b15d582008171635_7552Fazla yağlı yiyecekleri sık yerseniz kilo alırsınız. Bunu herkez biliyor. Ama aynı bilgi kilo verirken yeteri kadar iyi çalışmaz! Çünkü çok fazla yağ içeren yiyeceklere ciddi sınırlamalar koymak da (özellikle karbonhidrat tüketimini arttırdığından) beklenenin tersine fazla kalori almanıza neden olur. Kısacası ister çocuk, ister yetişkin olun beslenmenizden yağı tamamen çıkarmanız kilo ayarınızı bozar. Araştırmalar yağın çok fazla azaltılması durumunda özellikle şeker yüklü, yüksek kalorili atıştırmalıkların daha fazla kullanıldıklarını gösteriyor. Ayrıca yağı azaltılmış besinler normalden daha fazla tüketildiği için kalori açısından da herhangi bir avantaj söz konusu olmuyor.

Nis
20

Sağlıklı Diyet

admin on Nis-20-2009

Az kalori, bol lezzet!

Ne yediğimiz kadar hangi saatte ne yediğimiz de çok önemli. Günün belli saatlerinde metabolizmamız çok hızlı çalışırken, oldukça yavaş hareket ettiği zamanlar da var. Bu durumda hangi saatte nasıl beslenirsek daha iyi olur?

Sabah

Enerji ihtiyacımızın daha fazla ve metobolizmanın oldukça hızlı olduğu sabah saatlerinde güne iyi bir kahvaltı ile başlamak gerekiyor. Kahvaltı da neler yiyebiliriz? 1 ince dilim kepekli ekmek, yağsız peynir, salatalık, domates hem besleyici hem de tok tutukları için mutlaka tüketilmelidir. 

Öğle

Vücudun kalori yakma hızı öğle vakitlerinde oldukça yüksektir. Bu nedenle günlük enerji ihtiyacımızın üçte ikisini bu saate kadar tüketmekte fayda var. Kalori değerleri yüksek olduğundan, öğle yemeğinde et ve ekmek grubu ağırlıklı beslenmek daha goğru olur. 

İkindi

İkindi vakitlerinde, yani 16:30-17:00 civarında kan şekerinde bir düşme olabilir. Bu saatlerde meyve ya da küçük sandviçler tüketerek bu durumu önleyebilirsiniz.Bol lifli gıdalar tüketmeye özen gösterin.

Akşam

Akşam saatlerinde metabolizma hızımız yavaşlar. Bu saatlerde fazla aşırıya kaçmadan yemek yenmelidir. Sebze yemekleri, çorba, salata ya da ızgara et gibi kolay hazmedilen besinler küçük porsiyonlar halinde tüketilmelidir. 

 

Değişen dünyanın değişmeyen zayıflama formülü Elma Şırası Sirkesi ürünü olan Apple Cider Vinegar ile sizde kilo verin, sağlıklı zayıflayın, aynalarla barışın…

apple 30 diyet yapmadan kilo vermede etkilidir.

Mar
04

Diyet Lifleri

admin on Mar-4-2009

Diyet Lifi (fiber) Hakkında

Özellikle son yıllarda bir çok araştırmaya konu olan diyet lifleri sağlıklı beslenme ve zayıflamada ciddi anlamda önem taşımaktadır. Diyet lifleri (fiber), bitkisel besinlerin hazmedilmesi mümkün olmayan ve sindirim sisteminden geçerken suyu emerek dışkı yapımını kolaylaştıran kısımlarıdır.

Diyet liflerinin (fiber)  enerji yoğunluğu düşük olduğundan ve su çekici özelliğinden dolayı mide içeriğinin viskozitesini arttırarak midenin boşalmasını geciktirir. Mide boşalmadığı için bireyin yeme isteği azalır. Bu durumda kilo vermek isteyen bireyler için çok olumludur. Kilo vermede amaç bireyin daha uzun süre tok kalmasını sağlamaktır. Bu nedenle diyet lifi yüksek beslenme ile bol su içimi bir arada olursa daha uzun süre tok kalınacağı kesindir.

Diyet lifleri (fiber), bağırsağın içindeki mevcut emici tüyler üzerindeki oluşan toksik maddeleri temizler, alınan gıdaların sindirim sonrası faydalı olanlarını kana, faydasız olanların vücuttan dışarı atılmasına yardımcı olur. Mide yanması, mide ekşimesi gibi rahatsızlıklara karşı koruyucu özellik taşır.
Diyet lifleri (fiber), bağırsak faaliyetlerinin düzenlenmesine yardımcı olarak, dışkılama miktarını ve sayısını arttırırlar. Kabızlık şikayetlerinin giderilmesine yardımcı olurlar.

Sağlıklı beslenme programları arasında yer alan diyet lifleri (fiber), damar sertliği ve kalp hastalıklarına yol açan LDL dediğimiz kötü kolesterolün düşürülmesine yardımcı olurlar. Özellikle suda çözülebilen diyet lifleri (fiber) , kalın bağırsaktaki fermentasyonu ve kısa zincirli yağ asitlerinin miktarını arttırır. Sistemde biriken tuzların uzaklaşmasına yardımcı olur ve kolesterol üretimini engeller.

Diyet lifleri (fiber), karbohidratların daha uzun sürede emilmelerini sağlayarak,  insülin ve kan şekeri düzeylerinin kontrol altında tutulmasına yardımcı olur. Bu durum şeker hastaları kadar, zayıflamak isteyenleri için de istenen bir durumdur.

Diyet lifleri hakkında detaylar ve apple30 hakkında bilgi için tıklayınız.

Mar
04

Yemekten sonra çay içilir mi?

admin on Mar-4-2009

bir-bardak-cayYapılan bilimsel araştırma sonuçları çayın içinde bulunan tanen kimyasalının demir mineralinin emilimini bir miktar azalttığını göstermektedir. Bu bilgiden hareket ederek bazı diyet uzmanları yemek yedikten sonraki bir saatlik süre içerisinde çay içmenin yanlış olduğunu söylüyorlar.

Ben burada birazcık bir “bilginin abartılması” durumunun sözkonusu olduğunu düşünüyorum. Yemeğin ardından içilen bir bardak çayın demir mineralinin emilimini ciddi ölçülerde etkileyeceğini sanmıyorum.

Özellikle geleneksel Türk kahvaltısının ayrılmaz bir parçası olan sabah çayınızdan demir eksikliği anemisine yakalanırım korkusu ile vazgeçmenize gerek yok.

Oca
21

Diyet Hakkında Bilinen Yanlışlar

admin on Oca-21-2009

5b15d58200816560_75521Diyet ve zayıflamayla ilgili olarak hepimizin kafası birazcık karışık; çünkü bu konuda o kadar çok şey duyuyoruz ki, duyduklarımızdan hangisinin doğru olduğunu bilmek kolay değil. Bu nedenle dün bıraktığımız yerden başlayıp, sıkça sorulan diyet sorularını cevaplamaya devam ediyoruz…

ÇOK SU İÇMEK ZAYIFLATIR MI?

Belli bir diyet ve egzersiz programına bağlı olmadan çok miktarda su içmenin zayıflatıcı bir etkisi yoktur. Buna karşılık rejim yaparken, özellikle su, bitkisel çaylar gibi bol miktarda (en az 1,5 litre) sıvı alınması vücutta biriken toksinlerin atılmasını kolaylaştırmak açısından yararlı olacaktır. Gün içinde hafif bir açlık hissettiğinizde, bir büyük bardak su içmek iştahınızı kesebilir ve sizi gereksiz kaloriler almaktan koruyabilir. Özellikle mineral tuzlar açısından zengin suların tercih edilmesi, rejim sırasında vücutta bazı besinlerin tüketilmesine bağlı olarak ortaya çıkan eksikliklerin giderilmesine yardımcı olabilir.

ZAYIFLAMAK İÇİN SUYU ÖĞÜN ARALARINDA MI İÇMEK GEREKİR?

Zayıflamak için suyu yemeklerden önce içmek gerekir. Yemek öncesi içilen su mide kapasitesini dolduracağı için tokluk hissi verecektir ve yenilen yemek miktarını azaltacaktır. Yemek aralarında içilen su ise iştah açabilir. Ayrıca sıvı tüketmeden, ya da az miktarda sıvı alarak yediğiniz bir yemekte daha çabuk doyarsınız. Ancak lifli yiyeceklerin sıvıyla tüketilmesi, lifin şişerek hacim oluşturmasını ve tokluk hissi vermesini sağlayacağı için, bu tip besinlerin sıvı gıdalarla veya suyla birlikte alınmasında yarar vardır.

SICAK ORTAMLAR ZAYIFLATIR MI?

Sauna gibi sıcak ortamlarda terlemeyle kaybedilen, yağ değil sudur. Bu gibi sıcak ortamlar organizmanın toksinlerden arınmasını, kasların gevşemesini, kırgınlığın atılmasını sağlar ama sizi zayıflatmaz. Mutlaka soğuk suyla yapılan bir duşla tamamlanması gereken sauna seansları, kalp damar, solunum ve dolaşım sistemi hastalıkları olan kişiler için uygun değildir. Ayrıca kilo kaybetme açısından bakacak olursak soğuk, sıcaktan çok daha etkilidir. Örneğin 18 derece suyla yapılacak bir banyo, dakikada 7,2 kalori harcamanızı sağlar.

ALKOL ŞİŞMANLATIR MI?

Bütün alkollü içecekler, hatta içerdiği tannin gibi maddeler nedeniyle, diğerlerinden daha iyi olduğu iddia edilen şarap bile, az ya da çok oranda kalori içerir. 1 kadeh şarapta 85 kalori varken, 1 kadeh rakıda 335 kalori vardır. Ayrıca alkol alımına bağlı olarak tüketilen diğer besin maddelerinin de (kızarmış patates, cips, mezeler vs.) vücutta gereksiz bir kalori ve yağ deposu olarak kalacağını unutmamak gerekir.

Oca
12

Çin mayası ile kolesterol düşürmek

admin on Oca-12-2009

Kadınların makyajda vazgeçemedikleri öğelerinden biri olan ruj doğru kullanılmadığında bir facia olabilir! Fakat ruj doğru kullanıldığında makyaj sadece rujdan oluşsa bile muhteşem görüneceğini bilen kadınların vazgeçilmezidir!

Nasıl ruj sürülür?

• Dudaklarınızın güzel görünmesini istiyorsanız her şeyden önce kurumuş ve çatlamış olmamalarına özen göstermelisiniz. Bunun için yanınızda taşıyacağınız bir çatlak kremini (lipstick) gerektiğinde sürmeniz yeterli olacaktır. Makyaja başladığınızda dudaklarınız çatlak olmamalı çünkü bunu bir anda gideremezsiniz.

• Ayrıca özellikle kışın, ruj seçiminizi dudak koruyuculu olanlardan yana kullanmalısınız. Bazı pudralı rujlar güzel görünmelerine rağmen dudaklarınızı kurutabilir.

• Ruj sürmeye başlamadan önce ne kadar hafif makyaj yapıyor olsanız da dudak kalemi kullanmalısınız. Eğer endişeniz varsa açık tonlu kalem tercih edebilirsiniz. Doğru sürülen bir dudak kalemi makyajın doğallığından hiçbir şey eksiltmez.

• Dudaklarınız inceyse kalemi dudağın biraz dışından çekebilirsiniz ancak sakın bunu abartmayın.

• Kalemin ucunun biraz küt olması daha yumuşak bir görünüm yaratacaktır.

• Keskin ve koyu renkte kalem çekilmesi dudaklarınızın doğallığını bozacaktır, günlük makyajda bundan sakının.

• Dudak kaleminizi rujun üstünden de sürebilirsiniz, bu iki rengin daha iyi kaynaşmasını ve çizginin yumuşamasını sağlar.

• Makyaj uzmanları genelde rujun fırça ile sürülmesini tavsiye eder ama bunu özellikle günlük makyajınızda yapmasanız da olur.

• Ruju sürerken dudak kaleminin de hafifçe üstünden geçmelisiniz, sürdükten sonra dudaklarınızı birbirine yapıştırıp biraz hareket ettirirseniz de olur. Rujun fazlasını da bir parça mendille alırsanız daha pürüzsüz görünürler. Sürdüğünüz rujun kalıcı olmasını istiyorsanız kolay çıkmayan long-lasting rujlardan kullanabilir ya da dudaklarınızın kuruma problemi yoksa rujdan önce biraz pudra sürebilirsiniz.

• Rujun rengine gelince, modadan önce kendinize, yaptığınız makyaja ve gideceğiniz yere uygun olmasına dikkat edin. Mesela kahverengi tonlarında far kullanmışsanız kırmızı ya da pembe değil yine kahverengi tonlarında bir ruj kullanın. Gündüz, fazla iddialı renklerden kaçının, dudak renginizden biraz daha koyu ya da biraz daha açık, ‘ruj sürdüm’ diye bağırmayan doğal renkleri tercih edin.

Oca
12

Tadlandırıcılar Zararlı mıdır ?

admin on Oca-12-2009

Vücudumuzun başlıca enerji kaynağını oluşturan karbonhidratlar sınıfında yer alan şeker vazgeçemediğimiz tatlardan biridir. Şeker ve şekerli gıdaları aşırı miktarda tüketmek ise bu besinlerin yüksek enerji değerleri nedeniyle obezitenin en önemli nedenlerinden biridir. Ayrıca obeziteyi takip eden şeker hastalığı, hipertansiyon, kalp - damar hastalıkları da unutulmamalıdır. Diş çürüklerinin de altında yatan en önemli neden şüphesiz şekerli besinlerin çok tüketilmesidir. Özellikle obezite ve şeker hastalığı gibi durumlarda şeker tüketimi sınırlandırılmakta, şekerin yerine kalorisi düşük veya olmayan bazı yapay tatlandırıcılar kullanılmaktadır.
Enerji vermeyen bu tatlandırıcılar aynı zamanda besleyici değeri olmayan, çok düşük kalorili veya alternatif tatlandırıcılar olarak da bilinmektedir. Tatlandırıcılar tek başına veya besinlerin içinde kullanılmaya başlanmadan önce Besin ve İlaç Örgütü (FDA) tarafından yoğun olarak test edilmektedir. Her şeyden önce iyi bir tatlandırıcı nasıl olmalı derseniz; şeker gibi ağızda tatlı tat bırakmalı, herhangi bir şekilde ağızda acı - metalik tat bırakmamalıdır. Kolay çözünmeli ve çözündükten sonra renksiz, kokusuz, ısıya dayanıklı, kalorisi düşük olmalıdır. Tatlandırıcılar iki gruba ayrılmaktadır.

1 Enerji içerenler5b15d582008165234_7552Fruktoz, Sorbitol, Mannitol, Ksilitol

2 Enerji içermeyenler
Aspartam, Asesülfam-K, Sakarin, Siklamat

Günümüzde ABD’de onaylanan 3 çeşit enerji içermeyen yapay tatlandırıcı vardır. Bunlar aspartam, sakarin ve asesülfam K’dır. Diğerleri hakkındaki araştırmalar ise beklenmektedir. FDA tarafından onaylanan sukralaz, alitama ve siklamat için ise araştırmalar mevcuttur.

Hangileri ölçülü alınmalı?
Sorbitol günlük alım miktarı 30 gramı geçtiğinde hazımsızlığa ve ishale yol açabilir. Ağızda metalik ve acı bir tat bırakan sakkarin 19 yy sonlarında ‘toluen’den sentezlenmiştir. FDA, 1977′de yüksek dozda sakarin alımının hayvanlarda üriner sistem tümörlerine neden olduğu ortaya çıkınca insanlarda sakarin kullanımının kanser ile ilişkisi olabileceği riski nedeniyle kullanımı yasaklamıştır.
Fakat daha sonraları Amerikan Tıp Konseyi, kısıtlı kullanımın (2,5 mg / kg / gün) sağlık üzerine güvenli olabileceğini bildirmiştir. Yine araştırmalarda sakarinin zararsız olmadığı, epitel dokuda yapısal değişikliklere neden olabileceği bulunmuştur. Aşırı siklamat alımı diareye neden olmaktadır.

BUNLARI UNUTMAYIN!

Yapay tatlandırıcılar gebe ve emziklilik döneminde önlem olarak önerilmemektedir. Küçük çocukların beslenmelerinde kullanılmamalıdır. Dengeli ve yeterli beslenen iki yaşından büyük çocukların beslenmelerinde ise bu tatlandırıcıları içeren besinler belirli miktarlarda kullanılabilir.
Aspartam içeren tatlandırıcıları fenilketonüri hastaları kullanmamalı.
Bir tatlandırıcıyı yeni kullanmaya başlıyorsanız denemeye az miktarlarla başlanması daha sağlıklı olacaktır. Günde 25 adedi asla geçmemelidir.
Tablet yapay tatlandırıcılar, yüksek ısıda acı tat meydana getirdiğinden ateşten indirdikten sonra besine eklenmesi ise daha doğru olacaktır.

Oca
12

Diyetin 22 Kuralı

admin on Oca-12-2009

5b15d78200810403_7552

Kilolarınızdan daha hızlı ve daha sağlıklı bir şekilde kurtulmak istiyor musunuz? Öyleyse size vereceğimiz 22 altın kuralı yerine getirin, daha hızlı zayıflayın. Fazla kilolarından kurtulmak isteyenlerin en büyük derdi, uyguladıkları diyetin başarısızlıkla sonuçlanmasıdır. Böyle bir durumla karşılaşmamak için, önerilerimizi dikkate alın.

Kimi zaman midenizin sesine yenik düşerek yaptığınız kaçamaklar, kimi zaman da uyguladığınız sağlıksız diyetler yüzünden, kilo vermeniz bir türlü mümkün olmaz. Oysa uyguladığınız diyet programının başarılı olması elinizde. Yeter ki iradenize hâkim olmayı başarın ve uzmanların önerilerine kulak verin. İşte, açlık hissine düşmemeniz için altın kurallar:

1. Kahvaltı yapmayı alışkanlık haline getirin. Bu sizi, öğle öncesi atıştırmaktan kurtarır. 1 bardak süt ya da şekersiz taze meyve suyu, kahvaltı için idealdir.

2. Tabağınızı bir fincan altlığı ile değiştirin ve biraz tepeleme doldurun. Böylece, her zamankinden çok yediğinizi düşünürsünüz.

3. Alışverişine çıkmadan önce bir liste yapın. Yanınıza bu listeyi karşılayacak kadar para alın, kredi kartınızı ise evde bırakın.

4. Yemeklerinizi buharda pişirin, haşlayın ya da mikrodalga fırında ısıtın. Hiçbir koşulda kızartma yemeyin.

5. Sebze ve nişastalı yiyeceklerin, yağlı, şekerli ve kilo yapıcı besin maddelerinden daha doyurucu ve sağlıklı olduğunu unutmayın.

6. “Az yağlı” ibaresine dikkat edin, bu her zaman “kilo yapmayan” anlamına gelmez. Yiyeceklerin az yağlı olmalarından çok, kaç kalori içerdiklerine dikkat edin.

7. Asla açken yiyecek alışverişine çıkmayın. Aksi takdirde, eve ihtiyacınız olmayan birçok atıştıracak yiyecek alıp dönebilirsiniz.

8. Ayaküstü bir şeyler atıştırmayın. Hızlı yemek, hem sindirimi zorlaştırır hem de çabuk acıkmanıza neden olur.

9. Geç saatlerde yemek yeme alışkanlığınızdan kurtulun. Çünkü geceleri metabolizma daha yavaş çalışır ve bu yüzden aldığınız kalorileri yakamazsınız.

10. Sinirli ve üzüntülü günlerinizde, mutsuzluk hissinizi yemekle bastırmamak için asla evde oturmayın. Açık havada yürüyüş yapın.

11. Kısa sürede çok kilo vermektense, uzun zamanda arzu ettiğiniz kiloya ulaşmayı amaçlayın.

12. Kilonuzu haftada bir kere aynı zamanda ve çıplak olarak ölçün.

13. Çalışan bir bireyseniz, arkadaşlarınız çizburger ya da kebap yerken, salata yemeye kendinizi alıştırın. Yakın çevrenizde paket servisi olan bir lokanta yoksa çantanızda mutlaka meyve taşıyın.

14. Bir “kilo verme çizelgesi” tutun. Bu sizin moralinizi yükseltecek ve kilo kontrollü olmanızı sağlayacaktır.

15. Canınız abur-cubur bir şeyler yemek istediğinde, tırnaklarınıza oje sürün ya da ellerinizi kullanamayacağınız bir iş yapın.

16. Kilolarınızı gizleyen çuval gibi bol giysilerinizi elden çıkartın.

17. Diyet yapacağınız süreyi kapsayan bir program hazırlayın. Hangi saatlerde neler yemeniz gerektiğini teker teker not edin ve bunu yanınızdan ayırmayın. Her öğün programınızı işaretleyin.

18. Kendinizi çirkin bulduğunuz şişman fotoğraflarınızdan birini, buzdolabının kapağı gibi stratejik bir noktaya yapıştırın.

19. Yediklerinizin kalorisine dikkat edin. Ancak, bin kalorinin altına kesinlikle düşmeyin. Çünkü bu tür diyet; sizi enerjisiz bırakıp, çeşitli sağlık sorunlarıyla yüz yüze gelmenize neden olabilir.

20. Yanınızda minik bir kalori cetveli taşıyın. Böylelikle, bir şey yiyeceğiniz zaman kalorisine bakma imkânınız olur.

21. Partilerde ikram edilen yemek ve içkileri geri çevirmenin kibar yollarını öğrenin.

22. Her yemekten önce büyük 1 bardak su içmeyi deneyin. Bu, hem sindirim sisteminiz hem de cildiniz için oldukça iyidir. Ayrıca, midenizi doldurarak iştahınızın kapanmasını sağlar.

Oca
12

Daha az yemek yeme ipuçları

admin on Oca-12-2009

Az yemek için çelikten bir irade şart değil! Küçük hileler yapmanız da çok işe yarar… Tabakları ve kaşıkları küçültmek, porsiyonları yumruk ebatında tutmak size iyi gelir..69b5edea80d4fe4fad5409c0r

Telefonların büyük, porsiyonların küçük olduğu eski günlerde, ne obezite salgını vardı, ne devasa ölçüde tabutlar, ne de ekstra geniş klozetler! Günümüzde ise öğünler, bayram yemeği yoğunluğunda yeniyor…ÇOĞALTIN VE AZALTIN
Oysa porsiyonlarınızı küçültmek, belinizi inceltmek anlamına geliyor. İştahınızın bazı yanlarını törpülerken, bazı yanlarını da genişletmeniz gerekiyor. İşte çoğaltacak ve azaltacaklarınızın listesi:

* İyi şeyler hep küçük paketlerde değildir: O zarif 100 kalorilik paketlerin belinizi inceltmeye bir yararı dokunmayabilir. Açlıktan değil de duygu dalgalanmaları yüzünden yemek yiyen ‘kronik diyetçiler’, küçük paketlerdeki yiyeceklerden bolca tüketiyor.

TOKLUK HİSSİ UZUN SÜRER
Başka bir ifadeyle, içinde dört büyük kurabiye olan tek bir paket yerine, içinde iki küçük kurabiye olan paketlerden 4 tane yiyorlar. Aslında her ikisinin de kalorisi aynı! Peki, niçin böyle oluyor? Çünkü birçok insan küçük paketlerin diyet yiyecek olduğuna inanıyor.

* Salata kasenizi büyütün: Hacmi kontrol edin ve kalorileri düşürün. Makarna ve peynir gibi ağır yiyecekleri daha taze ve az yağlı olanlarıyla değiştirmek; salatayı, porsiyonu küçültmeden ama sadece limon ve sirkeyle süsleyerek tüketmek aynaya bakarken tatmin olmanızı sağlar. Domates, salatalık, marul gibi lifli gıdaları tüketmek tokluk hissinizin uzun sürmesine yarar.

* Tabaklarınızı küçültün: Sağlıksız yiyecekler, büyük tabaklarda önünüze gelirse; küçük tabaklarda sunulduğunda yiyeceğinizin üçte bir fazlasını tüketirsiniz. Büyük bir servis kaşığı kullandığınızda da, yüzde 50 daha fazla yersiniz. Dondurma için martini kadehlerini, yemek yerken de tatlı kaşığı ve salata çatalını tercih edin.
Bir dilim meyve felç riskine çare

 

Meyveye yatırım yapmak sizi beyin hasarından korur! Kahvaltıda bir kase çilek, öğle yemeğinde sulu bir kaç kayısı yerseniz; beyin felci riskini yüzde 11 düşürürsünüz. Tabii ki kalp krizi riskini de! Bunun açıklaması şöyle:

POTASYUM DEPOLARI
* Meyvenin gücü, kan basıncını düşük tutan potasyumda gizlidir. Lif ve besin değerleri açısından zengin meyvelerin, kötü kolesterol ve tansiyonu düşürdüğü, iyi kolesterolü yüksek tuttuğunu da unutmamak gerek. Tatlı patates, ıspanak, domates ve avokado da güçlü potasyum kaynaklardır.

* En fazla potasyumu; muz, kayısı, kavun, karpuz, portakal, nektarin, çilek ve incirden alırsınız.

* Bahçesinden sofranıza gelene kadar kilometrelerce yol kateden sebze ve meyveleri en taze haliyle yiyebilmek için semt pazarlarından alışveriş etmelisiniz

Porsiyonlarınız yumruk gibi olsun
* Dışarıda yemeyi azaltın. Her ne kadar, şeflerin yüzde 76’sı ‘normal ölçekte’ biftek servis ettiğini düşünse de; size sunulan normalin 2 katı büyüklüğündedir. Oysa birçok yiyeceğin ölçüsü, yumruk boyutunda olmalıdır.
* Oburluk yapmazsanız ve her öğünde porsiyonları ufaltmayı sürdürürseniz, mideniz küçülecektir. Zaten bir süre sonra yumruk kadar yemek sizde alışkanlığa dönüşecektir.

TELEVİZYONU AÇIK TUTMAYIN
* Ölçülü yeme alışkanlığı sadece tabağınızla sınırlı değildir. Örneğin; loş ışık konfor hissini yükseltip, iradeyi zayıflatır. Bu da farkında olmadan daha çok yemenize yol açar.
* Yemeğe oturduğunuzda, ışıkları açık tutun ve televizyonu kapatın. Çünkü ekran karşısında yemek yemek daha fazla kalori alımına neden olur. Bir şeyler seyretmek yerine eşinizin, arkadaşlarınızın söylediklerine ya da tabağınızdaki güzel sebzelere odaklanın…

Subscribe to DİYET