Subscribe to DİYET

Archive for Ocak 12th, 2009

Oca
12

Çin mayası ile kolesterol düşürmek

admin on Oca-12-2009

Kadınların makyajda vazgeçemedikleri öğelerinden biri olan ruj doğru kullanılmadığında bir facia olabilir! Fakat ruj doğru kullanıldığında makyaj sadece rujdan oluşsa bile muhteşem görüneceğini bilen kadınların vazgeçilmezidir!

Nasıl ruj sürülür?

• Dudaklarınızın güzel görünmesini istiyorsanız her şeyden önce kurumuş ve çatlamış olmamalarına özen göstermelisiniz. Bunun için yanınızda taşıyacağınız bir çatlak kremini (lipstick) gerektiğinde sürmeniz yeterli olacaktır. Makyaja başladığınızda dudaklarınız çatlak olmamalı çünkü bunu bir anda gideremezsiniz.

• Ayrıca özellikle kışın, ruj seçiminizi dudak koruyuculu olanlardan yana kullanmalısınız. Bazı pudralı rujlar güzel görünmelerine rağmen dudaklarınızı kurutabilir.

• Ruj sürmeye başlamadan önce ne kadar hafif makyaj yapıyor olsanız da dudak kalemi kullanmalısınız. Eğer endişeniz varsa açık tonlu kalem tercih edebilirsiniz. Doğru sürülen bir dudak kalemi makyajın doğallığından hiçbir şey eksiltmez.

• Dudaklarınız inceyse kalemi dudağın biraz dışından çekebilirsiniz ancak sakın bunu abartmayın.

• Kalemin ucunun biraz küt olması daha yumuşak bir görünüm yaratacaktır.

• Keskin ve koyu renkte kalem çekilmesi dudaklarınızın doğallığını bozacaktır, günlük makyajda bundan sakının.

• Dudak kaleminizi rujun üstünden de sürebilirsiniz, bu iki rengin daha iyi kaynaşmasını ve çizginin yumuşamasını sağlar.

• Makyaj uzmanları genelde rujun fırça ile sürülmesini tavsiye eder ama bunu özellikle günlük makyajınızda yapmasanız da olur.

• Ruju sürerken dudak kaleminin de hafifçe üstünden geçmelisiniz, sürdükten sonra dudaklarınızı birbirine yapıştırıp biraz hareket ettirirseniz de olur. Rujun fazlasını da bir parça mendille alırsanız daha pürüzsüz görünürler. Sürdüğünüz rujun kalıcı olmasını istiyorsanız kolay çıkmayan long-lasting rujlardan kullanabilir ya da dudaklarınızın kuruma problemi yoksa rujdan önce biraz pudra sürebilirsiniz.

• Rujun rengine gelince, modadan önce kendinize, yaptığınız makyaja ve gideceğiniz yere uygun olmasına dikkat edin. Mesela kahverengi tonlarında far kullanmışsanız kırmızı ya da pembe değil yine kahverengi tonlarında bir ruj kullanın. Gündüz, fazla iddialı renklerden kaçının, dudak renginizden biraz daha koyu ya da biraz daha açık, ‘ruj sürdüm’ diye bağırmayan doğal renkleri tercih edin.

Oca
12

Tadlandırıcılar Zararlı mıdır ?

admin on Oca-12-2009

Vücudumuzun başlıca enerji kaynağını oluşturan karbonhidratlar sınıfında yer alan şeker vazgeçemediğimiz tatlardan biridir. Şeker ve şekerli gıdaları aşırı miktarda tüketmek ise bu besinlerin yüksek enerji değerleri nedeniyle obezitenin en önemli nedenlerinden biridir. Ayrıca obeziteyi takip eden şeker hastalığı, hipertansiyon, kalp - damar hastalıkları da unutulmamalıdır. Diş çürüklerinin de altında yatan en önemli neden şüphesiz şekerli besinlerin çok tüketilmesidir. Özellikle obezite ve şeker hastalığı gibi durumlarda şeker tüketimi sınırlandırılmakta, şekerin yerine kalorisi düşük veya olmayan bazı yapay tatlandırıcılar kullanılmaktadır.
Enerji vermeyen bu tatlandırıcılar aynı zamanda besleyici değeri olmayan, çok düşük kalorili veya alternatif tatlandırıcılar olarak da bilinmektedir. Tatlandırıcılar tek başına veya besinlerin içinde kullanılmaya başlanmadan önce Besin ve İlaç Örgütü (FDA) tarafından yoğun olarak test edilmektedir. Her şeyden önce iyi bir tatlandırıcı nasıl olmalı derseniz; şeker gibi ağızda tatlı tat bırakmalı, herhangi bir şekilde ağızda acı - metalik tat bırakmamalıdır. Kolay çözünmeli ve çözündükten sonra renksiz, kokusuz, ısıya dayanıklı, kalorisi düşük olmalıdır. Tatlandırıcılar iki gruba ayrılmaktadır.

1 Enerji içerenler5b15d582008165234_7552Fruktoz, Sorbitol, Mannitol, Ksilitol

2 Enerji içermeyenler
Aspartam, Asesülfam-K, Sakarin, Siklamat

Günümüzde ABD’de onaylanan 3 çeşit enerji içermeyen yapay tatlandırıcı vardır. Bunlar aspartam, sakarin ve asesülfam K’dır. Diğerleri hakkındaki araştırmalar ise beklenmektedir. FDA tarafından onaylanan sukralaz, alitama ve siklamat için ise araştırmalar mevcuttur.

Hangileri ölçülü alınmalı?
Sorbitol günlük alım miktarı 30 gramı geçtiğinde hazımsızlığa ve ishale yol açabilir. Ağızda metalik ve acı bir tat bırakan sakkarin 19 yy sonlarında ‘toluen’den sentezlenmiştir. FDA, 1977′de yüksek dozda sakarin alımının hayvanlarda üriner sistem tümörlerine neden olduğu ortaya çıkınca insanlarda sakarin kullanımının kanser ile ilişkisi olabileceği riski nedeniyle kullanımı yasaklamıştır.
Fakat daha sonraları Amerikan Tıp Konseyi, kısıtlı kullanımın (2,5 mg / kg / gün) sağlık üzerine güvenli olabileceğini bildirmiştir. Yine araştırmalarda sakarinin zararsız olmadığı, epitel dokuda yapısal değişikliklere neden olabileceği bulunmuştur. Aşırı siklamat alımı diareye neden olmaktadır.

BUNLARI UNUTMAYIN!

Yapay tatlandırıcılar gebe ve emziklilik döneminde önlem olarak önerilmemektedir. Küçük çocukların beslenmelerinde kullanılmamalıdır. Dengeli ve yeterli beslenen iki yaşından büyük çocukların beslenmelerinde ise bu tatlandırıcıları içeren besinler belirli miktarlarda kullanılabilir.
Aspartam içeren tatlandırıcıları fenilketonüri hastaları kullanmamalı.
Bir tatlandırıcıyı yeni kullanmaya başlıyorsanız denemeye az miktarlarla başlanması daha sağlıklı olacaktır. Günde 25 adedi asla geçmemelidir.
Tablet yapay tatlandırıcılar, yüksek ısıda acı tat meydana getirdiğinden ateşten indirdikten sonra besine eklenmesi ise daha doğru olacaktır.

Oca
12

Diyetin 22 Kuralı

admin on Oca-12-2009

5b15d78200810403_7552

Kilolarınızdan daha hızlı ve daha sağlıklı bir şekilde kurtulmak istiyor musunuz? Öyleyse size vereceğimiz 22 altın kuralı yerine getirin, daha hızlı zayıflayın. Fazla kilolarından kurtulmak isteyenlerin en büyük derdi, uyguladıkları diyetin başarısızlıkla sonuçlanmasıdır. Böyle bir durumla karşılaşmamak için, önerilerimizi dikkate alın.

Kimi zaman midenizin sesine yenik düşerek yaptığınız kaçamaklar, kimi zaman da uyguladığınız sağlıksız diyetler yüzünden, kilo vermeniz bir türlü mümkün olmaz. Oysa uyguladığınız diyet programının başarılı olması elinizde. Yeter ki iradenize hâkim olmayı başarın ve uzmanların önerilerine kulak verin. İşte, açlık hissine düşmemeniz için altın kurallar:

1. Kahvaltı yapmayı alışkanlık haline getirin. Bu sizi, öğle öncesi atıştırmaktan kurtarır. 1 bardak süt ya da şekersiz taze meyve suyu, kahvaltı için idealdir.

2. Tabağınızı bir fincan altlığı ile değiştirin ve biraz tepeleme doldurun. Böylece, her zamankinden çok yediğinizi düşünürsünüz.

3. Alışverişine çıkmadan önce bir liste yapın. Yanınıza bu listeyi karşılayacak kadar para alın, kredi kartınızı ise evde bırakın.

4. Yemeklerinizi buharda pişirin, haşlayın ya da mikrodalga fırında ısıtın. Hiçbir koşulda kızartma yemeyin.

5. Sebze ve nişastalı yiyeceklerin, yağlı, şekerli ve kilo yapıcı besin maddelerinden daha doyurucu ve sağlıklı olduğunu unutmayın.

6. “Az yağlı” ibaresine dikkat edin, bu her zaman “kilo yapmayan” anlamına gelmez. Yiyeceklerin az yağlı olmalarından çok, kaç kalori içerdiklerine dikkat edin.

7. Asla açken yiyecek alışverişine çıkmayın. Aksi takdirde, eve ihtiyacınız olmayan birçok atıştıracak yiyecek alıp dönebilirsiniz.

8. Ayaküstü bir şeyler atıştırmayın. Hızlı yemek, hem sindirimi zorlaştırır hem de çabuk acıkmanıza neden olur.

9. Geç saatlerde yemek yeme alışkanlığınızdan kurtulun. Çünkü geceleri metabolizma daha yavaş çalışır ve bu yüzden aldığınız kalorileri yakamazsınız.

10. Sinirli ve üzüntülü günlerinizde, mutsuzluk hissinizi yemekle bastırmamak için asla evde oturmayın. Açık havada yürüyüş yapın.

11. Kısa sürede çok kilo vermektense, uzun zamanda arzu ettiğiniz kiloya ulaşmayı amaçlayın.

12. Kilonuzu haftada bir kere aynı zamanda ve çıplak olarak ölçün.

13. Çalışan bir bireyseniz, arkadaşlarınız çizburger ya da kebap yerken, salata yemeye kendinizi alıştırın. Yakın çevrenizde paket servisi olan bir lokanta yoksa çantanızda mutlaka meyve taşıyın.

14. Bir “kilo verme çizelgesi” tutun. Bu sizin moralinizi yükseltecek ve kilo kontrollü olmanızı sağlayacaktır.

15. Canınız abur-cubur bir şeyler yemek istediğinde, tırnaklarınıza oje sürün ya da ellerinizi kullanamayacağınız bir iş yapın.

16. Kilolarınızı gizleyen çuval gibi bol giysilerinizi elden çıkartın.

17. Diyet yapacağınız süreyi kapsayan bir program hazırlayın. Hangi saatlerde neler yemeniz gerektiğini teker teker not edin ve bunu yanınızdan ayırmayın. Her öğün programınızı işaretleyin.

18. Kendinizi çirkin bulduğunuz şişman fotoğraflarınızdan birini, buzdolabının kapağı gibi stratejik bir noktaya yapıştırın.

19. Yediklerinizin kalorisine dikkat edin. Ancak, bin kalorinin altına kesinlikle düşmeyin. Çünkü bu tür diyet; sizi enerjisiz bırakıp, çeşitli sağlık sorunlarıyla yüz yüze gelmenize neden olabilir.

20. Yanınızda minik bir kalori cetveli taşıyın. Böylelikle, bir şey yiyeceğiniz zaman kalorisine bakma imkânınız olur.

21. Partilerde ikram edilen yemek ve içkileri geri çevirmenin kibar yollarını öğrenin.

22. Her yemekten önce büyük 1 bardak su içmeyi deneyin. Bu, hem sindirim sisteminiz hem de cildiniz için oldukça iyidir. Ayrıca, midenizi doldurarak iştahınızın kapanmasını sağlar.

Oca
12

Daha az yemek yeme ipuçları

admin on Oca-12-2009

Az yemek için çelikten bir irade şart değil! Küçük hileler yapmanız da çok işe yarar… Tabakları ve kaşıkları küçültmek, porsiyonları yumruk ebatında tutmak size iyi gelir..69b5edea80d4fe4fad5409c0r

Telefonların büyük, porsiyonların küçük olduğu eski günlerde, ne obezite salgını vardı, ne devasa ölçüde tabutlar, ne de ekstra geniş klozetler! Günümüzde ise öğünler, bayram yemeği yoğunluğunda yeniyor…ÇOĞALTIN VE AZALTIN
Oysa porsiyonlarınızı küçültmek, belinizi inceltmek anlamına geliyor. İştahınızın bazı yanlarını törpülerken, bazı yanlarını da genişletmeniz gerekiyor. İşte çoğaltacak ve azaltacaklarınızın listesi:

* İyi şeyler hep küçük paketlerde değildir: O zarif 100 kalorilik paketlerin belinizi inceltmeye bir yararı dokunmayabilir. Açlıktan değil de duygu dalgalanmaları yüzünden yemek yiyen ‘kronik diyetçiler’, küçük paketlerdeki yiyeceklerden bolca tüketiyor.

TOKLUK HİSSİ UZUN SÜRER
Başka bir ifadeyle, içinde dört büyük kurabiye olan tek bir paket yerine, içinde iki küçük kurabiye olan paketlerden 4 tane yiyorlar. Aslında her ikisinin de kalorisi aynı! Peki, niçin böyle oluyor? Çünkü birçok insan küçük paketlerin diyet yiyecek olduğuna inanıyor.

* Salata kasenizi büyütün: Hacmi kontrol edin ve kalorileri düşürün. Makarna ve peynir gibi ağır yiyecekleri daha taze ve az yağlı olanlarıyla değiştirmek; salatayı, porsiyonu küçültmeden ama sadece limon ve sirkeyle süsleyerek tüketmek aynaya bakarken tatmin olmanızı sağlar. Domates, salatalık, marul gibi lifli gıdaları tüketmek tokluk hissinizin uzun sürmesine yarar.

* Tabaklarınızı küçültün: Sağlıksız yiyecekler, büyük tabaklarda önünüze gelirse; küçük tabaklarda sunulduğunda yiyeceğinizin üçte bir fazlasını tüketirsiniz. Büyük bir servis kaşığı kullandığınızda da, yüzde 50 daha fazla yersiniz. Dondurma için martini kadehlerini, yemek yerken de tatlı kaşığı ve salata çatalını tercih edin.
Bir dilim meyve felç riskine çare

 

Meyveye yatırım yapmak sizi beyin hasarından korur! Kahvaltıda bir kase çilek, öğle yemeğinde sulu bir kaç kayısı yerseniz; beyin felci riskini yüzde 11 düşürürsünüz. Tabii ki kalp krizi riskini de! Bunun açıklaması şöyle:

POTASYUM DEPOLARI
* Meyvenin gücü, kan basıncını düşük tutan potasyumda gizlidir. Lif ve besin değerleri açısından zengin meyvelerin, kötü kolesterol ve tansiyonu düşürdüğü, iyi kolesterolü yüksek tuttuğunu da unutmamak gerek. Tatlı patates, ıspanak, domates ve avokado da güçlü potasyum kaynaklardır.

* En fazla potasyumu; muz, kayısı, kavun, karpuz, portakal, nektarin, çilek ve incirden alırsınız.

* Bahçesinden sofranıza gelene kadar kilometrelerce yol kateden sebze ve meyveleri en taze haliyle yiyebilmek için semt pazarlarından alışveriş etmelisiniz

Porsiyonlarınız yumruk gibi olsun
* Dışarıda yemeyi azaltın. Her ne kadar, şeflerin yüzde 76’sı ‘normal ölçekte’ biftek servis ettiğini düşünse de; size sunulan normalin 2 katı büyüklüğündedir. Oysa birçok yiyeceğin ölçüsü, yumruk boyutunda olmalıdır.
* Oburluk yapmazsanız ve her öğünde porsiyonları ufaltmayı sürdürürseniz, mideniz küçülecektir. Zaten bir süre sonra yumruk kadar yemek sizde alışkanlığa dönüşecektir.

TELEVİZYONU AÇIK TUTMAYIN
* Ölçülü yeme alışkanlığı sadece tabağınızla sınırlı değildir. Örneğin; loş ışık konfor hissini yükseltip, iradeyi zayıflatır. Bu da farkında olmadan daha çok yemenize yol açar.
* Yemeğe oturduğunuzda, ışıkları açık tutun ve televizyonu kapatın. Çünkü ekran karşısında yemek yemek daha fazla kalori alımına neden olur. Bir şeyler seyretmek yerine eşinizin, arkadaşlarınızın söylediklerine ya da tabağınızdaki güzel sebzelere odaklanın…

Oca
12

En iyi On Diyet

admin on Oca-12-2009

5b15d58200817918_7552Glisemik endeks diyeti

• Karbonhidrat tüketimine dikkat ederek, kan şekerini sabit tutmayı hedefler. Genellikle şeker hastaları tarafından uygulanıyor.

• Örnek gıdalar: Arpa, çavdar ve kepekli buğday ile düşük karbonhidratlı sebzeler.

Makrobiyotik diyet
• Yüksek lif oranına ve düşük yağ miktarına sahip yemeklerle beslenmeyi öngörüyor. Vejetaryenler tarafından uygulanıyor.

• Örnek gıdalar: Sayo eti, fasulye, fındık, kepekli pirinç, sebze ve meyve.

Makrobiyotik ‘te 4 altın kural
1. Sadece karnınız açken yiyin ve bir lokmayı en az 50 kez çiğneyerek yutun.

2. Günlük aldığınız gıdaların yüzde 10′u çorba, yüzde 30′u sebze, yüzde 10′u fasulye ve yüzde 50’si tahıl olmalıdır. Tüm bunların yanında meyve ve bir avuç fındık yemeniz gerekiyor.

3. Bol bol yeşil çay için. Bu sindirim sistemini hızlandırır.

4. Diyetinizi yoga ile destekleyin, böylece en iyi sonuçları alacaksınız.

Organik diyet
• Tatlandırıcı, katkı maddesi, hormon ve tarım ilaçları olmadan üretilen sağlıklı tarım ürünleri ile beslenmeyi hedefliyor.

• Örnek gıdalar: Hormonsuz süt, köy yumurtası, kepekli tahıllar, tarım ilacı kullanılmadan üretilen sebze ve meyve.

Çiğ gıda diyeti
• Pişen yemeklerin besin değerinin öldüğünü savunarak gıdaların çiğ tüketilmesi prensibine dayanıyor.

• Örnek gıdalar: Suşi (Japon usulü çiğ balık), tütsülenmiş et, çiğ sebze ve meyve.

Sonoma diyeti
• Asya ve Akdeniz mutfağının karışımından oluşuyor.

• Örnek gıdalar: Yağsız et, peynir, badem, dolmalık biber, zeytin, brokoli, üzüm, zeytinyağı, çilek, domates, tahıl, her türlü deniz ürünü ve kırmızı şarap,

Jenny Graig diyeti
• İngiltere’de çığır açan beslenme uzmanı Jenny Graig tarafından geliştirildi.

• Örnek gıdalar: Tavuklu makarna, taze sebze-meyve, her türlü sebze çorbası.

Nutri sistem diyeti
• Düşük karbonhidratlı, yüksek protein ve lifli gıdalardan oluşan bir diyet programı.

• Örnek gıdalar: Tarçınlı yulaf yemeği, kremalı brokoli çorbası, ızgara biftek.

South beach diyeti
• Amacı kişiye gıdaların beslenme değerlerini ve uygun porsiyonları öğretmek. Bu yüzden diyet programı, ilk önce düşük karbondidrat ve bol sebze ile başlıyor. İki hafta sonra çikolata ve makarna gibi bol karbonhidratlı gıdalara geçiliyor.

• Örnek gıdalar: 1′inci aşama: Sebze, yumurta, peynir, fındık, balık. 2′nci aşama: Mısır gevreği, patates ve ev yapımı ekmek.

Bölgesel diyet
• Amacı hormon dengesini sağlayarak, vücudun insülün dengesini korumak. Bunun için yüzde 40 karbonhidrat, yüzde 30 yağ, yüzde 30 protein tüketilmesini öngörüyor.

• Örnek gıdalar: Herhangi bir sınırlama bulunmuyor.

Tartı diyeti
• Amaç zayıflamak isteyen kişinin kilosunu belirli bir düzeyde tutmak. Kilo vermek isteyenler için iki farklı seçenek bulunuyor. Birinci seçenekte sadece besleyici değeri olan gıdalar tüketiliyor. İkincisinde ise tüm gıdaları küçük porsiyonlar halinde tüketilmesi öneriliyor.

• Örnek gıdalar: Seçilen yola göre değişiyor.

Rakamların sihri
• Gelelim o sihirli rakamlara; başlıkta da söyledğimiz gibi, 1 kilogram vücut yağının erimesi için 43 saat voleybol oynamak, 13.4 saat ip atlamak ya da 125 kilometre koşmak gerekiyor. Tabii bunu bu hareketleri yapasınız da hastanelik olasınız diye söylemiyor uzmanlar. Beslenmenize dikkat edip, doğru ve düzenli egzersizlerle fazlalıklarınızdan kurtulabilirsiniz.

• Devam edelim: Ortalama bir kişinin 1 kilogram vücut yağını eritebilmesi için 20,5 saat tenis, 16.1 saat basketbol oynaması, 5,1 saat güreş yapması ve 17,2 saat yüzmesi gerekiyor. Hadi biraz sabır, biraz gayret!

Yoğurt yağ yakıyor
• Diyetlerine yağsız yoğurt ekleyenler yüzde 22 daha fazla kilo kaybediyor. Göbekteki yağların yüzde 81′i de yoğurtla eriyor.

• Göbeğini hızla eritmek isteyenler, bol bol yağsız yoğurt yesin! ABD’de yapılan bir araştırmada, düşük kalorili rejimlerine yoğurt seçeneğini ekleyen ve günde üç öğün yağsız yoğurt yiyen aşırı kiloluların, yoğurtsuz bir diyet uygulayanlara oranla yüzde 22 daha fazla kilo verdikleri ve yüzde 61 daha fazla yağ yaktıkları tespit edildi. Yoğurt yiyenlerin ayrıca, karın bölgelerinde yüzde 81 daha fazla yağ yaktıkları ortaya çıktı.

Kaslar korunuyor
• Tennessee Üniversitesi’ndeki araştırmaya katılanlardan Dr. Michael Zemel, yoğurt yiyenlerin hem ortalama yedi kilo olan zayıflama seviyesinden daha fazla inceldiklerini hem de kaslarını diğerlerinden iki kat fazla koruduklarını belirtti.

• Dr. Zemel, kas kütlesini korumanın diyet yapanlarda önemli bir konu olduğunu belirterek, “Önemli olan yağ yakmak, kas değil. Kaslar kalori yakmaya yardımcı oluyor, ancak kilo verirken kas kütlesi de kaybediliyor. Buna en iyi çözüm, kalsiyum ve protein ağırlıklı bir diyet, yani yoğurt” diye konuştu. Araştırma Uluslararası Obezite Dergisi’nin nisan sayısında yayımlanacak.

• Bu arada Japonya’da yapılan araştırmalar da, yoğurdun nefes kokusunu giderdiğini, diş taşı ve diş eti iltihaplarını doğal yollardan önlediğini ortaya koydu. Altı hafta boyunca günde bir porsiyon yoğurt yiyenlerin yüzde 80′inde, nefes kokusuna yol açan hidrojen sülfit düzeyi azaldı.

Canınız abur cubur isterse erik yiyin
• Abur cubur beslenme alışkanlığı, kalp damar hastalıkları ve obeziteye yol açar. Bunlardan kaçınmak için erik, vişne, salatalık ve domatese sığının.

• Beslenme, sadece açlık duygumuzu bastırmak ya da canımızın istediğini yemek olarak tanımlanacak basit bir olay değildir. Bazı besinleri daha fazla tüketmek, bazılarını ise daha az tüketmek, genel sağlık açısından önemli değişiklikler yaratan adımlardır.

• Abur cubur beslenme alışkanlığı, çocuk ve gençler arasında yaygın olarak görülmekle birlikte aslında bu tip beslenme günümüz insanının hızlı yaşam temposu nedeniyle ortaya çıkmış, zamanla büyüyerek bir endüstri haline gelmiştir.