Subscribe to DİYET

Archive for the ‘Diyet Haberleri’ Category

Mar
04

Diyet Lifleri

admin on Mar-4-2009

Diyet Lifi (fiber) Hakkında

Özellikle son yıllarda bir çok araştırmaya konu olan diyet lifleri sağlıklı beslenme ve zayıflamada ciddi anlamda önem taşımaktadır. Diyet lifleri (fiber), bitkisel besinlerin hazmedilmesi mümkün olmayan ve sindirim sisteminden geçerken suyu emerek dışkı yapımını kolaylaştıran kısımlarıdır.

Diyet liflerinin (fiber)  enerji yoğunluğu düşük olduğundan ve su çekici özelliğinden dolayı mide içeriğinin viskozitesini arttırarak midenin boşalmasını geciktirir. Mide boşalmadığı için bireyin yeme isteği azalır. Bu durumda kilo vermek isteyen bireyler için çok olumludur. Kilo vermede amaç bireyin daha uzun süre tok kalmasını sağlamaktır. Bu nedenle diyet lifi yüksek beslenme ile bol su içimi bir arada olursa daha uzun süre tok kalınacağı kesindir.

Diyet lifleri (fiber), bağırsağın içindeki mevcut emici tüyler üzerindeki oluşan toksik maddeleri temizler, alınan gıdaların sindirim sonrası faydalı olanlarını kana, faydasız olanların vücuttan dışarı atılmasına yardımcı olur. Mide yanması, mide ekşimesi gibi rahatsızlıklara karşı koruyucu özellik taşır.
Diyet lifleri (fiber), bağırsak faaliyetlerinin düzenlenmesine yardımcı olarak, dışkılama miktarını ve sayısını arttırırlar. Kabızlık şikayetlerinin giderilmesine yardımcı olurlar.

Sağlıklı beslenme programları arasında yer alan diyet lifleri (fiber), damar sertliği ve kalp hastalıklarına yol açan LDL dediğimiz kötü kolesterolün düşürülmesine yardımcı olurlar. Özellikle suda çözülebilen diyet lifleri (fiber) , kalın bağırsaktaki fermentasyonu ve kısa zincirli yağ asitlerinin miktarını arttırır. Sistemde biriken tuzların uzaklaşmasına yardımcı olur ve kolesterol üretimini engeller.

Diyet lifleri (fiber), karbohidratların daha uzun sürede emilmelerini sağlayarak,  insülin ve kan şekeri düzeylerinin kontrol altında tutulmasına yardımcı olur. Bu durum şeker hastaları kadar, zayıflamak isteyenleri için de istenen bir durumdur.

Diyet lifleri hakkında detaylar ve apple30 hakkında bilgi için tıklayınız.

Mar
04

Yemekten sonra çay içilir mi?

admin on Mar-4-2009

bir-bardak-cayYapılan bilimsel araştırma sonuçları çayın içinde bulunan tanen kimyasalının demir mineralinin emilimini bir miktar azalttığını göstermektedir. Bu bilgiden hareket ederek bazı diyet uzmanları yemek yedikten sonraki bir saatlik süre içerisinde çay içmenin yanlış olduğunu söylüyorlar.

Ben burada birazcık bir “bilginin abartılması” durumunun sözkonusu olduğunu düşünüyorum. Yemeğin ardından içilen bir bardak çayın demir mineralinin emilimini ciddi ölçülerde etkileyeceğini sanmıyorum.

Özellikle geleneksel Türk kahvaltısının ayrılmaz bir parçası olan sabah çayınızdan demir eksikliği anemisine yakalanırım korkusu ile vazgeçmenize gerek yok.

Oca
21

Diyet Hakkında Bilinen Yanlışlar

admin on Oca-21-2009

5b15d58200816560_75521Diyet ve zayıflamayla ilgili olarak hepimizin kafası birazcık karışık; çünkü bu konuda o kadar çok şey duyuyoruz ki, duyduklarımızdan hangisinin doğru olduğunu bilmek kolay değil. Bu nedenle dün bıraktığımız yerden başlayıp, sıkça sorulan diyet sorularını cevaplamaya devam ediyoruz…

ÇOK SU İÇMEK ZAYIFLATIR MI?

Belli bir diyet ve egzersiz programına bağlı olmadan çok miktarda su içmenin zayıflatıcı bir etkisi yoktur. Buna karşılık rejim yaparken, özellikle su, bitkisel çaylar gibi bol miktarda (en az 1,5 litre) sıvı alınması vücutta biriken toksinlerin atılmasını kolaylaştırmak açısından yararlı olacaktır. Gün içinde hafif bir açlık hissettiğinizde, bir büyük bardak su içmek iştahınızı kesebilir ve sizi gereksiz kaloriler almaktan koruyabilir. Özellikle mineral tuzlar açısından zengin suların tercih edilmesi, rejim sırasında vücutta bazı besinlerin tüketilmesine bağlı olarak ortaya çıkan eksikliklerin giderilmesine yardımcı olabilir.

ZAYIFLAMAK İÇİN SUYU ÖĞÜN ARALARINDA MI İÇMEK GEREKİR?

Zayıflamak için suyu yemeklerden önce içmek gerekir. Yemek öncesi içilen su mide kapasitesini dolduracağı için tokluk hissi verecektir ve yenilen yemek miktarını azaltacaktır. Yemek aralarında içilen su ise iştah açabilir. Ayrıca sıvı tüketmeden, ya da az miktarda sıvı alarak yediğiniz bir yemekte daha çabuk doyarsınız. Ancak lifli yiyeceklerin sıvıyla tüketilmesi, lifin şişerek hacim oluşturmasını ve tokluk hissi vermesini sağlayacağı için, bu tip besinlerin sıvı gıdalarla veya suyla birlikte alınmasında yarar vardır.

SICAK ORTAMLAR ZAYIFLATIR MI?

Sauna gibi sıcak ortamlarda terlemeyle kaybedilen, yağ değil sudur. Bu gibi sıcak ortamlar organizmanın toksinlerden arınmasını, kasların gevşemesini, kırgınlığın atılmasını sağlar ama sizi zayıflatmaz. Mutlaka soğuk suyla yapılan bir duşla tamamlanması gereken sauna seansları, kalp damar, solunum ve dolaşım sistemi hastalıkları olan kişiler için uygun değildir. Ayrıca kilo kaybetme açısından bakacak olursak soğuk, sıcaktan çok daha etkilidir. Örneğin 18 derece suyla yapılacak bir banyo, dakikada 7,2 kalori harcamanızı sağlar.

ALKOL ŞİŞMANLATIR MI?

Bütün alkollü içecekler, hatta içerdiği tannin gibi maddeler nedeniyle, diğerlerinden daha iyi olduğu iddia edilen şarap bile, az ya da çok oranda kalori içerir. 1 kadeh şarapta 85 kalori varken, 1 kadeh rakıda 335 kalori vardır. Ayrıca alkol alımına bağlı olarak tüketilen diğer besin maddelerinin de (kızarmış patates, cips, mezeler vs.) vücutta gereksiz bir kalori ve yağ deposu olarak kalacağını unutmamak gerekir.

Oca
12

Çin mayası ile kolesterol düşürmek

admin on Oca-12-2009

Kadınların makyajda vazgeçemedikleri öğelerinden biri olan ruj doğru kullanılmadığında bir facia olabilir! Fakat ruj doğru kullanıldığında makyaj sadece rujdan oluşsa bile muhteşem görüneceğini bilen kadınların vazgeçilmezidir!

Nasıl ruj sürülür?

• Dudaklarınızın güzel görünmesini istiyorsanız her şeyden önce kurumuş ve çatlamış olmamalarına özen göstermelisiniz. Bunun için yanınızda taşıyacağınız bir çatlak kremini (lipstick) gerektiğinde sürmeniz yeterli olacaktır. Makyaja başladığınızda dudaklarınız çatlak olmamalı çünkü bunu bir anda gideremezsiniz.

• Ayrıca özellikle kışın, ruj seçiminizi dudak koruyuculu olanlardan yana kullanmalısınız. Bazı pudralı rujlar güzel görünmelerine rağmen dudaklarınızı kurutabilir.

• Ruj sürmeye başlamadan önce ne kadar hafif makyaj yapıyor olsanız da dudak kalemi kullanmalısınız. Eğer endişeniz varsa açık tonlu kalem tercih edebilirsiniz. Doğru sürülen bir dudak kalemi makyajın doğallığından hiçbir şey eksiltmez.

• Dudaklarınız inceyse kalemi dudağın biraz dışından çekebilirsiniz ancak sakın bunu abartmayın.

• Kalemin ucunun biraz küt olması daha yumuşak bir görünüm yaratacaktır.

• Keskin ve koyu renkte kalem çekilmesi dudaklarınızın doğallığını bozacaktır, günlük makyajda bundan sakının.

• Dudak kaleminizi rujun üstünden de sürebilirsiniz, bu iki rengin daha iyi kaynaşmasını ve çizginin yumuşamasını sağlar.

• Makyaj uzmanları genelde rujun fırça ile sürülmesini tavsiye eder ama bunu özellikle günlük makyajınızda yapmasanız da olur.

• Ruju sürerken dudak kaleminin de hafifçe üstünden geçmelisiniz, sürdükten sonra dudaklarınızı birbirine yapıştırıp biraz hareket ettirirseniz de olur. Rujun fazlasını da bir parça mendille alırsanız daha pürüzsüz görünürler. Sürdüğünüz rujun kalıcı olmasını istiyorsanız kolay çıkmayan long-lasting rujlardan kullanabilir ya da dudaklarınızın kuruma problemi yoksa rujdan önce biraz pudra sürebilirsiniz.

• Rujun rengine gelince, modadan önce kendinize, yaptığınız makyaja ve gideceğiniz yere uygun olmasına dikkat edin. Mesela kahverengi tonlarında far kullanmışsanız kırmızı ya da pembe değil yine kahverengi tonlarında bir ruj kullanın. Gündüz, fazla iddialı renklerden kaçının, dudak renginizden biraz daha koyu ya da biraz daha açık, ‘ruj sürdüm’ diye bağırmayan doğal renkleri tercih edin.

Oca
12

Tadlandırıcılar Zararlı mıdır ?

admin on Oca-12-2009

Vücudumuzun başlıca enerji kaynağını oluşturan karbonhidratlar sınıfında yer alan şeker vazgeçemediğimiz tatlardan biridir. Şeker ve şekerli gıdaları aşırı miktarda tüketmek ise bu besinlerin yüksek enerji değerleri nedeniyle obezitenin en önemli nedenlerinden biridir. Ayrıca obeziteyi takip eden şeker hastalığı, hipertansiyon, kalp - damar hastalıkları da unutulmamalıdır. Diş çürüklerinin de altında yatan en önemli neden şüphesiz şekerli besinlerin çok tüketilmesidir. Özellikle obezite ve şeker hastalığı gibi durumlarda şeker tüketimi sınırlandırılmakta, şekerin yerine kalorisi düşük veya olmayan bazı yapay tatlandırıcılar kullanılmaktadır.
Enerji vermeyen bu tatlandırıcılar aynı zamanda besleyici değeri olmayan, çok düşük kalorili veya alternatif tatlandırıcılar olarak da bilinmektedir. Tatlandırıcılar tek başına veya besinlerin içinde kullanılmaya başlanmadan önce Besin ve İlaç Örgütü (FDA) tarafından yoğun olarak test edilmektedir. Her şeyden önce iyi bir tatlandırıcı nasıl olmalı derseniz; şeker gibi ağızda tatlı tat bırakmalı, herhangi bir şekilde ağızda acı - metalik tat bırakmamalıdır. Kolay çözünmeli ve çözündükten sonra renksiz, kokusuz, ısıya dayanıklı, kalorisi düşük olmalıdır. Tatlandırıcılar iki gruba ayrılmaktadır.

1 Enerji içerenler5b15d582008165234_7552Fruktoz, Sorbitol, Mannitol, Ksilitol

2 Enerji içermeyenler
Aspartam, Asesülfam-K, Sakarin, Siklamat

Günümüzde ABD’de onaylanan 3 çeşit enerji içermeyen yapay tatlandırıcı vardır. Bunlar aspartam, sakarin ve asesülfam K’dır. Diğerleri hakkındaki araştırmalar ise beklenmektedir. FDA tarafından onaylanan sukralaz, alitama ve siklamat için ise araştırmalar mevcuttur.

Hangileri ölçülü alınmalı?
Sorbitol günlük alım miktarı 30 gramı geçtiğinde hazımsızlığa ve ishale yol açabilir. Ağızda metalik ve acı bir tat bırakan sakkarin 19 yy sonlarında ‘toluen’den sentezlenmiştir. FDA, 1977′de yüksek dozda sakarin alımının hayvanlarda üriner sistem tümörlerine neden olduğu ortaya çıkınca insanlarda sakarin kullanımının kanser ile ilişkisi olabileceği riski nedeniyle kullanımı yasaklamıştır.
Fakat daha sonraları Amerikan Tıp Konseyi, kısıtlı kullanımın (2,5 mg / kg / gün) sağlık üzerine güvenli olabileceğini bildirmiştir. Yine araştırmalarda sakarinin zararsız olmadığı, epitel dokuda yapısal değişikliklere neden olabileceği bulunmuştur. Aşırı siklamat alımı diareye neden olmaktadır.

BUNLARI UNUTMAYIN!

Yapay tatlandırıcılar gebe ve emziklilik döneminde önlem olarak önerilmemektedir. Küçük çocukların beslenmelerinde kullanılmamalıdır. Dengeli ve yeterli beslenen iki yaşından büyük çocukların beslenmelerinde ise bu tatlandırıcıları içeren besinler belirli miktarlarda kullanılabilir.
Aspartam içeren tatlandırıcıları fenilketonüri hastaları kullanmamalı.
Bir tatlandırıcıyı yeni kullanmaya başlıyorsanız denemeye az miktarlarla başlanması daha sağlıklı olacaktır. Günde 25 adedi asla geçmemelidir.
Tablet yapay tatlandırıcılar, yüksek ısıda acı tat meydana getirdiğinden ateşten indirdikten sonra besine eklenmesi ise daha doğru olacaktır.

Oca
10

Dillere destan lahana diyeti

admin on Oca-10-2009

Her derde deva
Zayıflama ve selüloitleri yok etme özelliği bulunan beyaz lahana, aynı zamanda antioksidan özelliğine sahip olduğundan, bağırsak kanserini önleyici gücü var. Kan şekerini düşürme ve dengeleme özelliğinin yanı sıra, kan dolaşımını düzenler, hormonları dengeler. Enfeksiyonlara karşı vücuda direnç kazandırır. Kanser hastalarında kemoterapi ve radyoterapi sonrası takviye oluşturur.

Toksinden arındırır
Bağırsak mukozasını temizleyip, cilde tazelik ve güzellik kazandırır. Toksin atıcı ve kolon kanserini önleyicidir. Beyaz lahana içeriğindeki vitaminiyle güçlü bir antioksidandır; ayrıca beyaz lahana yaz aylarında fit olmak isteyenlere kalıcı kilo kaybı yaratır. Vücudu toksinlerden arındırır, kolon kanserini önler ve kan şekerini kontrol altında tutmanıza yardımcı olur.

Lahana diyeti en kısa yoldan kilo vermek için ideal. Neredeyse hava ve su kadar da yaşamımı… Bu mucizevi besini keşif için foto habere tıklayın!

Oca
10

Diyet yapmadan zayıflamanın 10 yolu

admin on Oca-10-2009

Tek tip beslenme öneren diyetlerden vazgeçin

Önerileri uyguladığınızda çabuk kilo vereceğinizden emin olun. Kısa sürede zayıflatan veya tek tip beslenmeye yönlendiren diyetlerden hemen vazgeçin. 453.6gr yağ 3500 kaloriye eşittir. Diyet ve egzersizle günde 500 kalori harcadığınızda haftada yaklaşık 453.6gr yağ eritirsiniz.

Eğer şimdiki kilonuzu korumak istiyorsanız, günde 100 kalori harcamanız yeterlidir, bu da her yıl ekstradan yarım ve bir kilo almanızı engeller. Diyete başvurmadan ağrısız ve acısız zayıflama stratejilerini kolayca uygulayabilir ve alışkanlık haline getirebilirsiniz.

Her gün kahvaltı yapın

Sabah kahvaltı etmeyerek zayıflamak birçok insanın başvurduğu ortak yoldur. Çoğu insan kaloriyi azaltmak için kahvaltı yapmamanın en iyi yol olduğunu düşünür ancak günün sonunda daha çok yerler. Bun un yerine sağlıklı ve kilo aldırmayan yiyeceklerle kahvaltı etmeyi tercih edebilirsiniz.

Geceleri mutfağınızı kapatın

Acıkmadığınız halde saedece sıkıldığınız için gece yarısı atıştırmalarını ya da TV karşısında gece geç saatlere kadar birşeyler yiyerek oturmayı bırakın. Bir fincan çay alın, canınız şekerli birşeyler istediğinde zor
eriyen sert şekerlerden bir tane, ufak bir kaze veya külah light dondurma ya da dondurulmuş yoğurt yiyin. Şekerli gıdalar tükettikten sonra dişlerinizi fırçalamayı ihmal etmeyin.

Haz
27

Kalori yakmanın 20 yolu

admin on Haz-27-2008

Sadece hayat tarzınızı değiştirerek güvenli bir şekilde kilo verebilirsiniz. Nasıl mı?

Özel yiyecekler almadan, pahalı diyet kulüplerine katılmadan sadece hayat tarzınızı değiştirerek güvenli bir şekilde kilo verebilirsiniz.

1- Kilo almanın en önemli nedenlerinden biri yemek aralarında atıştırmaktır. Atıştıracağınız zamanlarda su için.

2- Buzdolabınızı boşaltın. Böylece hem para harcamazsınız hem de sizi atıştırmaya iten neden yok olur.

3- Yeterince uyuyun. Böylece, yiyerek alacağınız enerjiyi uyurken toplamış olursunuz.

4- Alkol, ekmek ve karbonhidratlardan uzak durun.

5- Karanlık ortamlarda bulunmamaya ve akşamları bir saat önceden uyumaya çalışın. Eğer akşam bir şeyler izlemek istiyorsanız. Karanlık değil, aydınlık bir ortamda yapın bunu.

6- Mutlaka kahvaltı yapın. Bu size gün içinde harcamanız gereken enerjiyi verecektir ve öğlen yemeğinde çok acıkmayacaksınız.

7- Öğün aralarında yeme istedi doğduğunda, sevdiğiniz bir müziği dinleyin. Araştırmalar, müzik dinlediğinizde de sevdiğiniz bir yemeği yediğinizde de beyninizin aynı bölgesi uyarılıyor.

8- Ayakta hiçbir şey yemeyin.

9- Yeşil çay için. Araştırmalar gösteriyor ki, yeşil çay içmek vücuttaki kalorilerin yakılmasında çok etkili. Günde 3 bardak yeşil çay içmeye çalışın.

10- Yediğiniz şeye konsantre olun. Televizyon seyrederken, bir şeyler okurken ya da e-maillerinize cevap verirken yemeyin.

11- Dışarı çıkın. Günde en az 20 dakika dışarıda oturmaya ya da yürüyüş yapmaya özen gösterin. Çünkü gün ışığı yeme isteğinizi kontrol etmenize yardımcı oluyor.

12- Sağlıklı şeyler yiyin. Dışarıda yemek yediğiniz zaman çocuk mönüsü ya da sossuz salata yiyin.

13- Kendinizi çok fazla zorlamayın. Diyet programınızı yaparken 1200 kalorinin altına düşmemeye özen gösterin.

14- Bahçe işleriyle uğraşın. 1 saat bahçe işiyle uğraşmak 500 kalori yakmanızı sağlar.

15- Asansör kullanmak yerine merdivenden çıkın.

16- Ev işi yaparak da kalori yamanız mümkün. Ufak tefek ev işleriyle uğraşın.

17- İp atlayın. Bu muhteşem bir egzersizdir ve diğerlerinden daha eğlencelidir.

18- Sık ama az yiyin.

19- Çikolatayı çok seviyorsanız, her akşam bir parça (küçük tabi ki) çikolata yiyin.

20- Kendinizi sıkıntıya sokmayın, her şey beyinde biter.